İzmir'de bu hafta etkinliklerle dolu dolu geçecek İzmir'de bu hafta etkinliklerle dolu dolu geçecek

Ekrem İmamoğlu’nun tutuklanmasının ardından başlayan protestolar, ekonomik boykot çağrılarıyla devam etti. CHP Genel Başkanı Özgür Özel’in boykot çağrısının ardından vatandaşlar da 2 Nisan 2025’te ülke genelinde satın alım yapmayarak tepki gösterdi. Boykotun ekonomiye olası etkileri tartışılırken, A1 Capital Yatırım Menkul Değerler A.Ş. İzmir Şube Müdürü ve Finans Uzmanı Murat Bilen, sektörel boykotların geniş çapta ekonomik sonuçlar doğurabileceğine dikkat çekerek konu ile ilgili önemli açıklamalarda bulundu. Bilen, “Bütün iş kolları birbirleri ile entegre oldukları için birtakım sektörlere yapacağınız boykot satın almama gibi uygulamalar dönüp dolaşıp sizin iş kollarınızı da vuracaktır.” dedi.

“Ciddi kayıplara yol açacak”

Günümüzde bütün ekonomilerin iç içe geçmiş entegre bir şekilde hareket ettiğine değinen Bilen. “Global dünyada bütün ekonomiler aslında birbirini destekler. Son zamanlarda Başkan Trump ‘ın ABD’de yapmaya çalıştığı gümrük duvarlarını yükseltmek, ithalata vergi koymak gibi konularda bütün dünyayı tedirgin etmesinin sebebi budur. ABD’de oluşacak bir arıza ABD tarafında enflasyona yol açarken, diğer tarafta dünyada büyük üretime sahip ülkelerin ekonomilerinde ciddi kayıplara yol açacak. Bu kayıplar hem sektörlerin ölmesine, gerilemesine, işsizliğin artmasına, dış borcun ödenememesine, başka ülkelerin bankalarının batmasına, mevduat sahiplerinin paralarının ödenememesine kadar giden pek çok olumsuz semptomlara yol açabilir.” ifadelerini kullandı.

“Boykot, sizin iş kollarınızı da vuracaktır.”

Ekonominin canlı bir organizma gibi hareket ettiğini belirten Bilen, “Ekonomi bir tarafından ölmeye başladığında, tekrardan onu canlandırmanın bir çaresi yoktur. Organizasyonu dağıttıktan, kalifiye insan gücünü tasfiye ettikten, pazarı kaybettikten sonra tekrardan o sektörlerin hayat bulması mümkün değildir. Bu açıdan bakıldığında ekonomileri bozacak bütün yan tesirler konusunda tüm kesimlerin dikkatli olması gerekir. Ülke içerisinde sizin sevdiğiniz ya da sevmediğiniz sahipliği anlamında hoşunuza giden ya da gitmeyen pek çok iş kolları olabilir. Fakat netice itibari ile bütün iş kolları birbirleri ile entegre oldukları için bir takım sektörlere yapacağınız boykot, satın almama gibi uygulamalar dönüp dolaşıp sizin iş kollarınızı da vuracaktır. Elbette devletin vergi alması olayın sadece bir yönü; diğer taraftan bunların hammadde, mamul, yarım mamul şeklinde tedarik zincirleri mevcut. Bu tedarik zincirleri içerisinde hangi görüş ve ideolojide olurlarsa olsunlar herkes yaralıyor. O yüzden ekonomiye karşı yapılacak bir hamle sonuç itibarıyla ülkenin tamamına zarar vereceğini unutmamak gerekir.” diye konuştu.

“Bu ülkede yaşayan herkes zarar görecek”

Bilen, “2024 yılında Türkiye’nin tüm ekonomik faaliyetlerinden ürettiği gayrisafi yurtiçi hasıla miktarı 1,3 trilyon $’ı aşarken, kişi başı milli gelir 15.463 $’a dayandı. Genel anlamda bakıldığında ülkenin refahını belirleyen bu kriterlerin çok büyük hassasiyetle korunması gerekiyor.  Bu rakamlar Cumhuriyet tarihinin en yüksek rakamlarına tekabül ediyor. Buradan geri adım atılması halinde emeklinin alacağı maaştan, köşe başındaki esnafın kazancına kadar herkes etkilenecektir. Sanılmasın ki sadece boykot yapan veya boykotu yiyenler bu işte taraftır. Bu ülkede yaşayan herkesin bu işin bir tarafından zarar göreceği kesindir. Büyük sermaye bir şekilde ayakta kalsa bile büyük işletmeleri lojistik hammadde, işçilik anlamında destekleyen, küçük ve orta ölçekli işletmeler bu gelir kaybından en çok etkilenen kesim olacaktır. Unutmamak gerekir ki enflasyonla mücadele aslen kaynak dağılımın adaletli olması için gereklidir. Ekonomideki zorlamalar enflasyonist baskıları artırmakta faiz kur sarmalını dar ve sabit getirili kesimlerin zorluklarını artırmaktadır.” dedi.

Muhabir: Doğay Akın