İzmir, yıllardır Ege’nin incisi, huzurun ve özgürlüğün şehri olarak anılır. Ancak son yıllarda sokaklarında farklı bir hava esiyor: Artan hırsızlık olayları, gece saatlerinde yükselen şiddet vakaları ve güvenlik kaygıları. “İzmir artık eskisi gibi değil” diyenlerin sesi her geçen gün daha yüksek çıkıyor. Peki, bu şehir nereye gidiyor? Suç oranlarındaki artışın ardında neler yatıyor? Uzmanlar ve veriler ışığında, İzmir’in değişen yüzünü masaya yatırıyoruz.
Hırsızlık ve sokak suçları: Sessiz bir tehdit
Son dönemde İzmir’in bazı semtlerinde hırsızlık vakaları dikkat çekiyor. Özellikle Kadifekale, Basmane ve Çamdibi gibi bölgelerde, gece saatlerinde ev ve iş yeri soygunları artmış durumda. Yerel kaynaklara göre, bu artışın arkasında ekonomik zorluklar ve işsizlik yatıyor. Bir emniyet yetkilisi, “Maddi sıkıntılar insanları çaresiz bırakıyor, bu da küçük çaplı suçları tetikliyor” diyor. Şehir merkezine yakın bu mahalleler, yoğun nüfus ve sosyo-ekonomik dengesizliklerle mücadele ederken, güvenlik önlemleri de tartışma konusu.
Şiddet vakaları: Gençler ve sokak kavgaları
İzmir’in sokaklarında bir başka endişe verici trend: Gençler arasında artan şiddet olayları. Sosyal medyada sıkça dolaşan kavga videoları, Buca ve Bornova gibi bölgelerde genç grupların çatışmalarını gözler önüne seriyor. Uzmanlar, bu durumun pandemi sonrası sosyal izolasyonun etkisiyle birleşen ekonomik baskılardan kaynaklanabileceğini söylüyor. Bir sosyolog, “Gençler öfkelerini kontrol edemiyor, çünkü gelecek kaygısı onları umutsuzluğa sürüklüyor” yorumunu yapıyor. Polis ekipleri devriyeleri artırsa da, bu olaylar şehirde güven algısını zedeliyor.
Körfez’in gölgesinde büyüyen sorunlar
İzmir’in artan nüfusu ve göç dalgaları da suç oranlarını etkileyen faktörler arasında. Büyük şehir cazibesiyle gelenler, bazen iş bulamayınca illegal yollara sapabiliyor. Basmane gibi göçmen yoğunluklu bölgelerde, küçük çaplı uyuşturucu ticareti ve gasp olayları rapor ediliyor. İzmir Valisi Süleyman Elban, 2023’te yaptığı bir açıklamada, mala karşı işlenen suçlarda önceki yıla göre %37’lik bir düşüş olduğunu belirtse de, halkın güvenlik algısı hala tam toparlanmış değil. “Şehir büyüdükçe kontrol zorlaşıyor” diyen bir yetkili, altyapı ve denetim eksikliklerine dikkat çekiyor.
İzmir'in suç tablosu
İzmir, Türkiye’nin en büyük üçüncü şehri ve genelde huzurlu, güvenli bir yer olarak bilinir. Ancak son yıllarda suç oranlarında bazı artışlar olduğu konuşuluyor, özellikle hırsızlık, sokak kavgaları ve küçük çaplı uyuşturucu olayları gibi konularda. Numbeo gibi platformların 2025 itibarıyla güncel verilerine göre, İzmir’in suç endeksi yaklaşık 36-37 civarında seyrediyor (100 üzerinden, 0 çok güvenli, 100 çok tehlikeli demek). Bu, orta seviye bir risk demek; yani ne çok tehlikeli, ne de tamamen sorunsuz.
- İstanbul: Suç endeksi ~44-45. Daha kalabalık, daha kaotik ve suç çeşitliliği (hırsızlık, gasp, organize suç) İzmir’den yüksek.
- Ankara: Suç endeksi ~41-42. Başkentte de İzmir’e göre biraz daha fazla güvenlik kaygısı var.
- Adana: Suç endeksi ~49-50. Şiddet olayları ve cinayet oranlarıyla İzmir’den bariz şekilde riskli.
- Eskişehir: Suç endeksi ~25-27. İzmir’den daha güvenli, Türkiye’nin en huzurlu şehirlerinden biri.
Türk İstatistik Kurumu (TÜİK) verilerine dayanarak, 2020’de İzmir’de toplam suç sayısı 18.965’ti ve bu, Türkiye genelindeki suçların %7,3’ünü oluşturuyordu. Cinayet açısından ise İzmir, 2015’te 111 vaka ile İstanbul (225) ve Adana’dan (118) sonra üçüncü sıradaydı. Ama nüfus başına oranladığımızda, İzmir’in cinayet oranı (yaklaşık 4,5 milyon nüfusla 2,5/100.000) İstanbul’dan (15 milyonla 1,5/100.000 değil, daha yüksek hissedilir) ve Adana’dan (2,2 milyonla 5,3/100.000) daha düşük kalıyor.