Bir önceki köşe yazımızda Google’ın medya üzerindeki dijital ambargosunu, yerel ve ulusal basına vurduğu darbeyi açıkça ortaya koymuştuk. Ancak görünen o ki, tekelleşmiş dijital devler, gazeteciliği yalnızca kendi çıkarlarına hizmet eden bir sektör haline getirmek için adımlarını daha da sertleştiriyor. Peki biz ne yapacağız? Boyun mu eğeceğiz? Elbette hayır! İzmir’de Son Dakika olarak, tüm gazetecilere ve medya kuruluşlarına sesleniyorum. Artık dijital sömürgeciliğe karşı dimdik durmanın zamanı geldi!
Haberin efendisi kim? Özgür basın mı, algoritmalar mı?
Bağımsız haber üreticilerinin en büyük düşmanı sansürdür. Ancak bu sansür, eskisi gibi devletler tarafından değil, artık dijital tekellerin algoritmalarıyla yapılıyor. Onlar bir gecede kimin görüneceğine, kimin silineceğine karar veriyorlar. Hangi haberin keşfete düşeceği, hangi haberin erişim dışı kalacağı tamamen onların kontrolünde. Ve en kötüsü, kimseye hesap vermek zorunda değiller. İşte herkesin anlaması gereken en büyük tehlike tam da burada yatıyor.
Biz, günümüz haberciliğini şekillendiren, sosyal medya televizyonculuğunu kuran, yaklaşık 50 kişiye her ay maaş ödeyen, çalışanlarını özenle seçip günlerce eğitim veren, birbirine kenetlenmiş ve tek amacımızın doğru habercilik yapmak olan bir ekip olarak şunu açıkça söylüyoruz ki, Google ve diğer büyük dijital platformlar, medya kuruluşlarını kontrol etmek istiyor. Onlar istedikleri sesleri yükseltip, istemediklerini gömmek için düğmelere basıyorlar. Emek hırsızlığının dijital versiyonunu yaşıyoruz. Bu sadece gazeteciliğe değil, doğrudan halkın haber alma hakkına yapılan bir darbedir.
Gazetecilik kolay değil ve biz pes etmeyeceğiz
Her gün gecesini gündüzüne katan editörlerimiz, sahada canı pahasına haber peşinde koşan muhabirlerimiz, sosyal medyada doğrular için savaşan ekiplerimiz, uygkusuz geçen geceler, riske giren yatırımcılar, patronlar… Kimsenin emeği bir gecede silinemez. Herkes şunu bilmeli ki biz yalnızca bir medya kuruluşu değiliz, aynı zamanda doğru haberciliğin savunucularıyız. Bunu ilk günden bu yana savunduğumuzu da cümle alem biliyor. Google’ın keyfi kararları yüzünden milyonlarca insanın doğru habere erişimi kısıtlanamaz.
Şu soruyu sormak istiyorum. Eğer Google ve benzeri devler, bağımsız haber kaynaklarını yok eder, sadece kendi istedikleri yayın organlarını öne çıkarırsa, bizler nasıl bir dünyada yaşayacağız? Manipüle edilmiş, algoritmaların yönettiği bir medya düzeninde, kimin sesi duyulacak? Özgür basın susturulursa, halkın sesi de kesilmiş olmaz mı?
Dijital zorbalığa asla geçit vermeyeceğiz
İzmir’de Son Dakika olarak biz, bu haksızlığa sessiz kalmayacağız. Şunu net olarak söylüyorum ki dijital tekellerin tekeline asla girmeyeceğiz. Eğer Google, yerel ve bağımsız medyanın sesini kısmaya çalışıyorsa, biz daha gür sesle konuşacağız. Daha fazla içerik üreteceğiz, daha çok paylaşacağız, daha çok insana ulaşacağız.
Bütün bağımsız medya kuruluşlarını, gazetecileri, takipçilerimizi ve okurlarımızı bu mücadelede yanımızda olmaya davet ediyorum. Şimdi birlik olup, doğru haberciliğin susturulmasına hep birlikte karşı durmalıyız.
Ve Google’a da son bir mesaj verelim.
Algoritmalarınızla oynayarak gazeteciliği kontrol edemezsiniz. Algoritmaların susturduğu değil, halkın sahiplendiği habercilik her zaman kazanacaktır. Gerçek gazeteciler, hiçbir kod satırına sığmaz. Siz algoritmalarınızı güncellemeye ve bizi yok saymaya devam edin, biz gerçeği yazmaya devam edeceğiz.
Cumhur Küçükkahveci
İzmir’de Son Dakika | CEO